Aile İçi İletişim Ve Dayanışma

‘İki birim arasında birbiriyle ilişkili mesaj alışverişi’ olarak tanımlanan iletişim, kişiler arasındaki ilişkilerin temelini oluşturur. Ailedeki iletişimin sağlıklı olması için aile bireylerinin kendilerini iyi tanıması gerekir. Kendini tanıyan bir insan karşısındaki insanları da iyi tanıyabilir, sadece konuşmaların değil davranışların da ne anlama geldiğini yorumlayabilir. Böylece karşısındakinden gerek sözel, gerekse bedenen aldığı mesajları birlikte yorumlayabilir ve etkili bir iletişimi gerçekleştirebilir.

Aile İçi İletişim

İletişimi Engelleyen Durumlar:

1) Savunuculuk 2) Çatışma

1.Savunuculuk: Bireyin benlik bilincini koruma gereksiniminden kaynaklanır. Savunucu bir durumda iletişime geçen bir kimse, karşısındakinin de savunucu bir tutuma geçmesine neden olur. Savunuculuk sadece konuşmada değil, beden hareketlerinde de kendini gösterir. Savunuculuk arttıkça iletişimdeki verimlilik azalır. Savunucu iletişimin nedenleri yanlış tutumlar olabilir.

a. Yargılayıcı Tutum: Dinleyici durumda olan kişi karşısında konuşan kişinin konuşma biçiminden, davranışından yargılandığı izlenimini alıyorsa savunucu duruma girer. Konuşan kişini mevki, yaşı, dinleyenle geçmiş ilişkilerin türü, savunucu tutumun ne zaman ve ne ölçüde ortaya çıkacağını etkiler.
Örn: Orta şiddetli bir depremde anne, çocuğuna: ‘Can neredesin’ diye seslenir. Çocuk ise ‘ben yapmadım anne’ diye cevap verir. Çocuk eski yaşantılarına göre bir suçlama, bir yargılama edinmiştir.

b. Denetlemeye Yönelik Tutum: Konuşanın; dinleyiciyi denetleme, belirli bir yöne çekme ya da fikrini değiştirme gibi amaçlar taşır. Bunu sezen dinleyicinin savunuculuğu artar. Konuşan kimse dinleyiciye kendisini ‘bilgisiz, akılsız, kendi başına karar vermekten aciz’ olduğunu hissettirmeye çalışır.

c. BelIi Bir Stratejiyi İzleyen Planlı Tutum: Konuşan amaçlan konusunda dinleyiciyi kuşkuya düşürebileceğinden savunucu tutuma yol açar. ‘Bakalım bunun altından ne çıkacak?’ gibi bir düşünce, dinleyicinin kendini savunmaya yöneltmesine neden olur. Örn: Çocuğuna ödevlerin bitti mi? öyleyse sokağa çıkıp arkadaşlarınla oynamayı hak etmiyorsun, biçiminde konuşan bir anne; çocukta, tuzağa düştüğü duygusunu uyandırır.

d. Aldırmaz Umursamaz Tutum: İki kişi konuşurken, biri söylenenlere aldırmama davranışı gösteriyorsa karşısındaki kişide savunucu tepki oluşturur. Bu tip mesajlar sonucunda kişi, onunla ilgilenilmediğini, onun düşünce ve duygularına saygı duyulmadığına reddedildiğine inanır.

e. Üstünlük belirten tutum: Konuştuğu kimseden daha üstün olduğunu ima eden kimse sorunun çözümüne ortaklaşa eğilmeyi sağlayamaz. Dinleyici, konuşanın söylediklerini dinleme yerine, bütün enerjisini kendini savunmaya yöneltir.

f. Kesin Tutum: Hangi konuda konuşulursa konuşulsun, bazı insanlar kesin ifade kullanırlar. Genellikle bir sorunu çözmek için değil,her ne pahasına olursa olsun tartışmayı kazanmak amacındadırlar. Mutlaka haklı olmak gereksinimini duyarlar. Bu tutum dinleyende ‘kendi düşündüğünün dışında bir gerçek kabul etmeyen kişi’ izlenimi uyandırabilir.

Aile İçi İletişim Ve Dayanışma
Aile İçi İletişim Ve Dayanışma

2. Çatışma: İletişimi engelleyen durumlardan bir diğeridir. Birinin davranışları diğerinin gereksinimlerine ters düşüyor, engelliyor ya da değerleri birbirine uymuyorsa bu kişiler arasında ortaya çıkan sürtüşmeye çatışma denir. Çatışma kötü kullanıldığında, yönlendirildiğinde iletişimin zayıflamasına kesilmesine neden olur. Çalışma tartışmayı doğurur. Tartışmada yapılmaması gereken davranışlar şunlardır:

a. Kaçınmak: Bazen eşlerden bir tanesi çatışmaya girmemek için kaçma davranışında bulunur. Çatışma durumuyla karşılaşmamaya çalışır.

b. Hasıraltı etmek: Bazen eşlerden bir tanesi tartışmaya girmemek için tartışacak bir konu yokmuş gibi davranır. Bu tutum karşı tarafi; sorunu kendi yaratan bir kişi olduğunu hissettirir.

c. Suçlu hissettirme: Karşısındaki kişiye açık olarak kızgınlık veya kırgınlık hissediyor, fakat bunu açıkça söylemiyor dolaylı olarak duyumsatmaya çalışıyorsa suçlu hissettirme kullanılıyor demektir. Örn: Kendisine yeni bir giysi almak için para isteyen eşine ‘ben zaten para makinesi olarak görülüyorum, nasıl olsa gece gündüz çalışan birini buldunuz.’ İsteyin bakalım, (erkek, para istemekten vazgeçirmeye çalışıyor.)

d. Konuyu değiştirmek: Çatışma olasılığı belirlendiği anda konuyu değiştirmektir. Kibar insan maskesi takarlar.

e. Eleştirmek: Kişi karşısındakinin bazı davranışlarına kızdığı bir durumda onu başka davranışlarıyla eleştirmeye başlar. Gerçekte neye kızdığım söylemez.

f. Akıl okuyuculuk: Karşısındaki kişiyi dinleyerek, söylediklerini onun ifade ettiği biçimde anlamaya çalışmak yerine, onun kişiliğini çözmeye çalışarak, onun gerçekte ne demek istediğini kendisine öğretmeye çalışmak, bilgiçlik üstünlük taslamaktır, öm: Hızlı müzik dinleyen kardeşine ‘müziğin sesini biraz kısar mısın? Çalışamıyorum.’dediğinde; kardeş ‘aslında sen benim müzik dinlememden değil benden rahatsız oluyorsun’ demesi.

g. Tuzak kurmak: Kişi karşısındakinden bir davranış yapmasını ister, bu davranışı yapınca da sanki önceden isteyen o değilmiş gibi davranışı yapana yüklenir. Surat asar, laf çarpar.

h. İma Etmek: Bazı kimseler duygu, düşüncelerini açık olarak ortaya koymaktansa, dolaylı olarak karşısındakine ima etmeye çalışır, örn: Eşinin kendisine yeni giysi almadığından yakınan bir kadın; eşinin yanında sinirli sinirli ‘ Ayşe hanıma eşi öyle güzel bir giysi almış ki onun yanında hizmetçi gibi kalıyorum’ der.

i. Bardağı taşırmak: Karşısındakine kızan, fakat bu duygularını zamanında belli etmeyen kişi duygularını biriktirir. Bir gün önemsiz bir olayla patlar.

j. Yaraya dokunmak: İnsanların duyarlı olduğu yaralı yerleri vardır. Psikolojik anlamda yaralı olan bu yerlere dokunmak ilişkilere zarar verir.

Bir önceki yazımız olan İlk Böbrek Nakli Ne Zaman Yapıldı? başlıklı makalemizde böbrek hastalığı, böbrek nakli ve diyaliz makinası hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol Ediliyor

Aspirini Kim İcat Etti?

Aspirin ilk olarak 1829 yılında Münih’li bilim adamı Johann Buchner ve Fransız bilim adamı Henry …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir