Çocukların Gelişim Aşamaları

Çocuklara nasıl yardım edebileceğinizi kuşbakışı görmek isterseniz Çocukların Gelişim Aşamaları na şöyle bir bakalım. Her çocuğun gelişiminde hemen hemen aynı aşamalar olmasına rağmen, her insanın seyahati kendisine hastır ve çizgileri çok net bir örnek değildir. Gelişim aşamalarını referans olarak kullanın. Fakat her olaya size şu anda bir şeyler öğreten yeni bir olgu gözüyle bakın. Bu olaylar sizin, kendinizin ve çocuğunuzun iç yüzünü, daha derinlerini kavramanızı sağlayacaktır.

Yetişkinlerdeki bazı zayıflıkların da kaynağı genelde çocukluk esnasındaki tamamlanmamış evreler ile ilgilidir. Bu evreleri okuduğunuz zaman, kendi gelişiminizde hangi alanlarda güçlü hangilerinde zayıf olduğunuzu sorgulayın. Hepimizin çocukluğumuzun değişik evrelerinde aksamalarla karşılaştığını da unutmayın. Bu alanlar çok hassastır ve değişik saldırılara karşın savunma mekanizmalarıyla kuşatılmıştır. Geçmişten gelen bu yaraları hâlâ üzerimizde taşırız ve çocuklar bu “zaaflarımızı” nasıl bulacaklarını ve onu nasıl kullanacaklarını çok iyi bilirler.

Özgürlük, otomatik reaksiyonların yerini bilinçli tepkilerin almasıyla kendini gösterir. Burada tepki, bilinçli bir seçim yapabilmek için birikimimizi kullanma manasına geliyor. Halbuki reaksiyon otomatiktir ve düşünmeksizin yapılır. Çocuklara bilinçli bir şekilde tepki gösterdiğimiz zaman, onları adam yerine koymuş oluruz ve tabii kendimizi de.

Çocukların Gelişim Aşamaları
Çocukların Gelişim Aşamaları

İlerlemek için ilk adım zayıflıklarımızı ve güçlü yanlarımızı tanımaktır. Nerede güçlü olduğunuzu bilerek neyi destekleyeceğinizi biliyorsunuz ve nerede zayıf olduğunuzu bilerek neyi değiştireceğinizi biliyorsunuz! Örneğin başkaları yetişkin veya çocuk fikirlerinize karşı çıktığında kolayca hüsrana uğruyorsanız, yeni yeni yürümeye başladığınız dönemleri ve ergenlik çağlarınızı tekrar gözden geçirmeniz gerekebilir.

Bebeklik Döneminde Çocuk (O’dan 9 – 1.8. aya kadar):

Bebeğin fiziksel ve duygusal ihtiyaçları ona bakan kişiye bağlı olduğu için temel güven sorununu içerir. Emniyet ve yakınlık duygusu önemli bir rol oynar.

Yeni Yürümeye Başlanılan Dönemde Çocuk (9 18 ay ve 3 yaş arası):

Çocuk yakın çevresini araştırmaya başlar. Bakıcısının yardımıyla, araştırmaları için peyin güvenli, olduğunu ve sınırların nerede başlayıp nerede bittiğini öğrenir. Kendi duygu ve düşünceleri oluşmaya başlar. Onlar tarafından İlgi görmeleri devam ederken bakıcılarından ayrılabilirler.

Okul Öncesi Dönemde Çocuk (3 ve 6 yaş arası):

Yeteneklerini keşfetmeye başlar başarı ve başarısızlıkla ilgilenir ve diğer çocuklar ile etkileşim içindedir. Paylaşımı ve empati duygusunu geliştirmeyi öğrenir. Davranışlarının bazı sonuçlar getirdiğini hayal ile gerçek arasındaki farkı öğrenirler.

İlkokul Döneminde Çocuk (6 ve 12 yaş arası):

Çocuğun gelişimi daha ziyade ailenin dışında gerçekleşir ve sosyal dünya adına kazandığı şeylerin bir çocuğun kaynağı oyun oynadığı arkadaşlarıdır. Onun genel okul ortamına ve buradaki ilişkilere ne kadar uygun olduğu gelişimi için bir anahtar konumundadır. Bu yaşlarda çocuklar, başkalarıyla yaptıkları yarışlarda ve işbirliklerinde sorumluluklarının ne olduğunu belirleme konusunda daha fazla iç kontrol geliştirirler.

Ergenlik Döneminde Çocuk (13 ve 19’yaş arası):

Ergenlik çocukluktan yetişkinliğe bir geçiştir. Bu dönemdeki bağımsızlık tutkusu daha sonra aileden ayrılmayı beraberinde getirir. Ergenler kendi kimliklerini ve değerlerini geliştirmeye uğraştıkları zaman kendilerine olan saygıları, daha önceki periyodlarla karşılaştırıldığında, önemli ölçüde düşebilir. Gruptan birilerine yardım gerektiği zaman arkadaşlar ailenin yerini alır ve böylece ; bir bütünün parçası olmanın önemi artar. Duygusal ve seks ile ilgili sorunlar ortaya çıkmaya başlar. Bu yaşlardaki gençler, vücut yapılarıyla daha çok ilgilenmeye başlarlar. Kendi dışlarında büyük bir dünyayı oluşturan okul ve toplum üzerine kişisel araştırmalara başlarlar. Ergenler olgunlaştıkça, kendilerine olan saygıları genellikle artar. Bu bir yarış veya mükemmeli arayış değildir.

Çocukluk vasıtasıyla ilerlemek için, var olan sıradan dengesizlikleri bilmemiz gerekir. Nasıl yetiştirildiğimize bağlı olarak hayatımızdaki evrelerin bir kısmını “küçültmek” veya “büyültmek” eğilimi İçindeyiz. “Küçültmenin” anlamı sağlıklı ilginin azlığının ortaya çıkardığı model “büyültmenin” anlamı ise aşırı ve istila edici bir ilginin ortaya koyduğu modeldir. Herhangi bir evrede, gelişim modeliyle bağlantı çok zayıf olabilir. Bir örnek verecek olursak yeni yürümeye başlayan biri olarak belki çocuk güvenilir ve sağlıklı sınırlar konusunda ebeveyninden çok az rehberlik görmüştür (küçültme) veya j genç bir insan tamamen korunmuş olabilir (büyültme).

Hepimiz mükemmel olmayan bir dünyada yetiştirildiğimiz için hayatımızda iyileştirilmesi gereken alanlar olacaktır. Kendi gelişimimizde her nerede yara almışsak bu bizim çocuklar ile iletişimimize de yansıyacaktır. Bu, çocukların bizim “damarımıza” nasıl basılacağını niçin bildiklerinin göstergesidir. Biz bu zayıf alanlarımızı bilinçsizce, savunarak veya mantıklı hale getirerek koruruz. Bizim ödediğimiz bedeller daha sonra çocuklara tutarsız ve samimiyetsiz davranışlar olarak görülürler. Bu sebeple de birçok materyal çocuklar ve yetişkinler arasında çatışma ortaya çıkarır. Bizim “damarlarımız” kendi çocukluğumuzda tatmin edemediğimiz ve sürekli tenkide maruz kalan yanlarımızla bağlantılıdır. Kendi sorunlarımız üzerinde çalıştığımız ve çocukluğumuzda nerelerde bocaladığımızı tespit ettiğimiz zaman, kendi içimizde gelişiriz ve bu da bizim hem güçlenmemizi hem de çocuklara daha etkili bir şekilde yardım etmemizi sağlar.

Kendi sorunlarımız üzerinde, arkadaşlarımız, eşlerimiz ve rehberlerimiz ile tartışmak suretiyle çalışabiliriz. Aynı zamanda günlük tutma, sanat çalışmaları, dua ve meditasyon ve ilgili yerlerle bağlantıda olabiliriz. Bu çocukların gelişiminde olduğu kadar bizim için de önemli olabilir.

Bir önceki yazımız olan Hayatta Dengeyi Yakalamak başlıklı makalemizde aile sorunları, çocuk gelişimi ve iletişim hakkında bilgiler verilmektedir.

Arananlar

  • ailesorunlarıçocuklara nasılfarkettirilmemeli

Kontrol Ediliyor

Yirminci Yüzyıl Başında Latin Amerika Ülkeleri

Yirminci Yüzyıl Başında Latin Amerika Ülkeleri

1900’lü yılların ikinci yarısından itibaren Latin Amerika, Amerika Birleşik Devletleri’ne ve Büyük Britanya’ya bağlı kalmadan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir