Feminizm Nasıl Ortaya Çıktı?

Yirminci yüzyılın başında kadınlara oy hakkı tanınması için mücadele eden kadın hareketleri 1960’lı yılların başından itibaren önce ABD’de, daha sonra tüm Batı ülkelerinde güçlü bir şekilde tekrar ortaya çıkılar. Kadın hareketinin yeniden canlanmasında özellikle 1960’lı yıllardaki gençlik ve öğrenci hareketleri etkili oldu. Bu hareketler içinde aktif olarak yer alan kadınların, yeni oluşan örgütlenmeler içinde de erkeklerin baskısı altında olduklarını düşünmeleri, onları bağımsız kadın örgütlenmelerine itti. Bu hareket, kadının özgürleşme sorununu tekrar ortaya attı ve kanun eşitliği, kariyer, iş ve temel hakları elde etmek için savaştı. Feminizm hareketi, vazgeçilmez sosyo ekonomik değişimlerin anlaşılmasında da bir gösterge kabul edilebilir: birçok kadın çalışıyor, tüm eğitim seviyelerine ulaşabiliyor ve çoğu kez aile reisi oluyor.

Akım kendini “feminist” olarak tanımladı, eşitlik arayışının ötesinde, erkek dünyasında tamamlayıcı bir unsur olmaya karşı çıktı. Feminizm özellikle kadınların kendi kimliklerini algılama konusunda, özel ve kamu hayatını da I içeren derin kültür değişimleri başlattı. Ayrımcı bir tavır sergileyen ve küçük gruplarla örgütlenen feminizm akımı, kadın tarihinde yepyeni ve zengin bir tartışmayı başlattı. Kadının sosyal görüntüsü, cinselliği, aile hayatı, sanattaki yerini tekrar gündeme getirdi.

Feminizm Nasıl Ortaya Çıktı?

Sonraki yıllarda feminizm akımı birçok sosyal ve kültürel alana el atarak bu alanlarda kadınların haklarını savundu. Bazı sert tartışmaların ardından, feminizm artık bugün tanınmış ve varlığı kabul edilmiş bir akım haline geldi. Medyada, üniversitelerde, işyerlerinde, hukuk ve politik hayatta kadınlar yerlerini aldılar. Birçok ülkede, kürtajın yasallaşmasıyla, doğum yapıp yapmama tercihi de kadınlara ait oldu.

Aile hukuku, kadının özgürlüğünü ve eşitliğini tanıdı ve bu kadının kişisel ilişkilerinde de etkili oldu. Çeşitli kurumlarda, politik ve sendikal hayatta kadın önemli roller üstlendi. Tüm Batı toplumlarında, özellikle çalışan kadın sayısı yüksek olan İskandinav ülkeleri, ABD, Fransa, Büyük Britanya gibi ülkelerde, erkeklerin hâkim olduğu iş alanlarında (Ordu da dahil olmak üzere) girerek, sorumluluk aldılar, yönetici pozisyonlarına kadar geldiler. Politik alanda aktif olan kadınlar, parti içindeki adaylıklara ilanı ve anahtar konumlara atanmaları sırasında karşılaştıkları engelleri sık sık dile getirmeye başladılar. Kamu dünyasında olduğu gibi özel hayatta, ekonomik ve kültürel hayatta da XXI. yüzyıl toplumu, artık kadın ve erkek toplumu haline gelmeye başladı.

Bir önceki yazımız olan Versailles Antlaşması ve Sonuçları başlıklı makalemizde ekim devrimi, weimar cumhuriyeti ve wilson prensipleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Arananlar

  • feminizm il nerede ortaya çıktı
  • feminizm nasıl ortaya çıkmıştır

Kontrol Ediliyor

Yirminci Yüzyıl Başında Latin Amerika Ülkeleri

Yirminci Yüzyıl Başında Latin Amerika Ülkeleri

1900’lü yılların ikinci yarısından itibaren Latin Amerika, Amerika Birleşik Devletleri’ne ve Büyük Britanya’ya bağlı kalmadan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir