Osmanlı İmparatorluğu’nun Dağılması

Yenilgiyle sonuçlanan Büyük Savaş sonunda Büyük Britanya ile imzalanan Mondros Mütarekesi ağır şartlarla doluydu. Türkiye’nin hayat damarları olan Çanakkale ve İstanbul boğazları işgal ediliyordu. Osmanlı ordunu hemen terhis edilecek, silah, teçhizat ve diğer silahlar denetim altına alınacaktı. Bütün haberleşme kontrol altına alınarak, küçük gemiler dışındaki bütün donanma galip devletlere teslim edilecekti. En önemlisi de anlaşmanın 7. maddesiydi. Bu maddeye göre Anlaşma Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durum olduğunda herhangi bir stratejik toprağı işgal edebileceklerdi.

Anlaşma, Osmanılı Devletinin fiilen sonu anlamına geliyordu. Nitekim aradan bir yıl geçmeden 1 martta İngiliz savaş gemileri İstanbul’a geldi. İstanbul artık işgal altındaydı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Dağılması
Osmanlı İmparatorluğu’nun Dağılması

İşgal başlıyor, Sevr Anlaşması imzalanıyor

İki ay sonra da 15 mayıs 1919’da İngilizlerle anlaşan Yunanlılar İzmir’i işgal etti. İstanbul Hükümeti’ nin talimatıyla Osmanlı ordusu askerleri işgale karşı çıkmadı. Bir engelle karşılaşmayan Yunan birlikleri Anadolu’nun içlerine doğru ilerlemeye başladılar. Fiilen başlayan paylaşımda Fransızlar da Adana ve Antep yörelerini işgal ediyorlardı. Fiili işgal 10 Ağustos 1920’de Fransa’nın Sevres (Sevr) kasabasında Rusya dışındaki Anlaşma Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan anlaşmayla hukukileşti. Anlaşmaya göre Osmanlı Devleti’ne İstanbul ve İç Anadolu’da küçük bir toprak parçacı bırakılıyor, Boğazlar uluslararası denelim altına alınıyordu. İzmir dahil Ege bölgesi ve Doğu Trakya Yunanistan’a veriliyor, Antalya ve Konya bölgesi İtalya alanı; Adana, Sivas ve Malatya ise Fransızlara bırakılıyordu. Rusların payına düşen ancak Ekim Devrimi’yle birlikte Rusya’nın vazgeçtiği Doğu Anadolu toprakları üzerinde de Ermenistan ve Kürdistan devletlerinin kurulması öngörülüyordu.

Anlaşma bununla da bitmiyordu. Osmanlı Devleti altından kalkılamaz bir kapitülasyon yükü altına sokuluyor, askerî gücü 50 000 askerle sınırlandırılıyor ve ağır silahlar ve donanmadan da yoksun bırakılıyordu. Sevr Antlaşması ile eski Osmanlı topraklan olan Arap topraklan da Fransa ve Büyük Britanya arasında paylaşıldı. Fransa, Milletler Cemiyeti tarafından Suriye ve Lübnan üzerinde teşkil edilen himayeyi elde etti. İngiltere ise Filistin ve Irak’ın himayesini aldı. Bu yeni “devletlerin” sınırları Anlaşma Devletleri’nin çıkarlarına uygun biçimde çizildi. Aden’i, Yemen’i ve Kuveyt’i alan Büyük Britanya, zengin petrol kaynaklarını da garantilemiş oluyordu. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’nun Gerileme Dönemi bitip parçalanma dönemi başlıyordu. Osmanlı İmparatorluğu artık tarihe karışmıştı. Sultan Vahideddin İstanbul’da bir esir durumundaydı. Artık Türklerin bütün umudu Anadolu’da yeni bir Türk Devleti’nin temellerini atan Mustafa Kemal’deydi.

Bir önceki yazımız olan İtalyan Fasizminin Ortaya Çıkışı başlıklı makalemizde faşizm nedir hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol Ediliyor

Yirminci Yüzyıl Başında Latin Amerika Ülkeleri

Yirminci Yüzyıl Başında Latin Amerika Ülkeleri

1900’lü yılların ikinci yarısından itibaren Latin Amerika, Amerika Birleşik Devletleri’ne ve Büyük Britanya’ya bağlı kalmadan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir