Piruze – Şam’da Bir Türk Gelin Sinan Akyüz

Sinan Akyüz tarafından kaleme alınan Piruze – Şam’da Bir Türk Gelin isimli roman yaşanmış bir hikayeye dayanıyor. Kitapta evlilikten sonra aşkın ortadan kaybolması, ihanet, kadına yönelik şiddet gibi temalar işleniyor ve bir annenin elinden alınan çocuklarına tekrar kavuşabilmek için verdiği zorlu mücadele anlatılıyor.

Babası bir diplomat olan Piruze Avrupa’da büyümüş, liseyi İngiltere’de bitirmiştir. 1980 yılında Şam Büyükelçiliği’ne atandıkları zaman bu şehirdeki yaşantı onu ürkütür. İngiltere’de üniversite eğitimi almak ister ancak babası tek başına oraya gitmesine izin vermez. Şam’ın önde gelen ailelerinin çocuklarıyla kısa sürede kaynaşan Piruze bir yandan da büyümekte ve giderek güzelleşmektedir.

Bir partide varlıklı ve yakışıklı bir genç olan Wassim’le tanışan genç kız anne babasının itirazlarına rağmen onunla evlendiğinde 18 yaşındadır. 2 mutlu yıldan sonra kayınpederi ölür ve kocası ona kararını bildirir: Piruze artık kayınvalidesinin evinde yaşayacaktır. Genç kadının 12 yıl sürecek olan kabusu bu evde başlar. Sinan Akyüz’ün Piruze-Şam’da Bir Türk Gelin adlı romanında Piruze’yi bundan sonra bekleyen günler hiç güzel olmayacaktır.

Piruze - Şam’da Bir Türk Gelin  Sinan Akyüz
Piruze – Şam’da Bir Türk Gelin
Sinan Akyüz

Kayınvalidesi Affaf gelinine türlü eziyetler yaparken hizmetçisi de kocasının sevgilisi olur. 3 oğlan çocuğu dünyaya getiren Piruze hamilelik ve lohusalık dönemleri de dahil olmak üzere sıklıkla şiddet görmektedir. İngiltere’den dönen kayınbiraderi Mazen ona dayak atar; ayrı eve taşınmak, artık Ürdün’de bulunan baba evine gitmek gibi istekleri her zaman reddedilir.

Sinan Akyüz tarafından yazılan romanın bundan sonraki kısmında Piruze çalışmaya başlamaya karar verir. Genç kadının evden dışarı çıkabilmesini sağlayacak tek çözüm bu gibi görünmektedir. Açtığı çocuk ve anne giyim mağazasının açılışına Şam’ın birçok elit kişiliği de davetlidir. İşler gayet iyi gitmektedir ama kocası çalışmasına tahammül edemez ve mağazayı ona haber vermeden devreder.

Piruze-Şam’da Bir Türk Gelin romanında Piruze’nin kötü günlerinin sonu gelecek gibi görünmemektedir. Kocası ona sürekli olarak ihanet etmektedir, güvenip yardım istediği kadın arkadaşları da öyle. 1992’de 3 oğluyla beraber ülkeden kaçmak için hazırlıklar yapar. Bu iş için yardım istediği Mira da ona ihanet eder ve havaalanında İstanbul’a uçmak üzereyken kocasına ihbar edilir. Kocası ve adamları onu kovalarken oğullarını ve valizlerini bırakıp kaçan Piruze’nin bütün parası 500 dolardır, gidebileceği bir yer yoktur ve Suriye yasalarına göre kocasının izni olmadan yurtdışına çıkması olanaksızdır.

Sinan Akyüz romanının sonraki bölümünde Piruze’nin imkansızlıklar içindeki kararlılığını anlatıyor. Genç kadın otobüslere, trenlere binip şehir şehir dolaştıktan sonra taksiyle Hatay Samandağ sınır kapısına gider. Son parasıyla Suriyeli görevliye 2 kere rüşvet verir fakat gece olmuş ve son otobüsü de kaçırmıştır.

Piruze-Şam’da Bir Türk Gelin romanının daha sonraki sayfalarında Piruze 100 metrelik sınır hattını yürüyerek geçer ve hattın sonuna geldiğinde bayılır. Önce Hatay’a sonra da İstanbul’a geçen genç kadın 2 yıl sonra evliliğini sonlandırması için görüştüğü avukatla evlenir. Suriye yasaları gereği oğullarının velayeti babalarına verilir. Onları görebilmek için defalarca Suriye’ye giden Piruze amacına ulaşamadığı gibi dayak da yer ve uzun yıllar boyunca çocuklarına hasret kalır. Günümüzde güzel bir evliliği olan başarılı bir iş kadını konumunda olan Piruze oğullarıyla babalarından gizli bir şekilde diyalog kurmayı da başarmıştır.

Bir önceki yazımız olan İstanbul'da Buz Pateni Keyfi başlıklı makalemizde 212 istanbul avm, buz pateni ve istanbul power outlet hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol Ediliyor

Medyum – Stephen King

Stephen King tarafından yazılan Medyum adlı romanda Jack Torrance, karısı Wendy ve 5 yaşındaki oğlu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir