Zeytinyağı Mucizesi

Alın size bir algı operasyonu örneği daha, elmayı ezeriz ve çıkan sıvıya elma suyu deriz, ama nedense zeytini ezip çıkanına zeytinyağı deriz ??. Oysa, zeytinyağı, zeytin meyvesinin sıkılmasıyla elde edilen tam bir meyve suyudur, halbuki diğer sıvı yağlar, tohumları ezilerek üretilir. Fark bununla da bitmez, zeytin, yağa dönüşürken onlarca törensel kavramı da dünyamıza sokar: sızma, natürel, yalaka şırası, karasu, sulubaskı, taşbaskı, çomça falaka, dizem, riviera, prina vs. vs.

Ayranı, çayı ve hatta rakıyı boşverin, bence bizim milli içeceğimiz zeytinyağıdır. Neden derseniz, hep haklı çıkma sevdamızın ve her mevzuda hep üste kalmak konusundaki en temel referansımızı zeytin yağından aldığımız kesindir. Haa bir de yağcılığı meslek edinenleri unutmamak lazım… Ama ben size bu arıza tipleri değil, yağın en doğal halini resimleyeceğim.

Evet, zeytin kutsaldır, bereketlidir, şifadır, güzellik kaynağıdır. Kutsal kitaplardan tutun, tıp ilminden kozmetiğe kadar her yerde o vardır, hatta sanayileşmenin ilk örneğini arasak karşımıza, teee 5000 yıl önceki zeytin sıkma süreci çıkar. Hatta size bir başka ilki söyleyeyim: tarihteki ilk future kontratı işlemi de M.Ö. 6 yy’da bir Anadolu bilgini olan bay Thales tarafından zeytin mahsulü üzerinden yapılmıştır desem… ?? Eski çağlardan beri zeytinyağı mucizesi üzerine yazılmış çok sayıda bilimsel ve tarihi yazı vardır.

Ama zeytin deyince benim aklıma, Bedri Rahmi’nin o muhteşem şiiri gelir, hani pek çoğumuzun da his dünyasına, “kara saplı bir bıçak gibi” saplanan o ‘önde zeytin ağaçları arkasında yar’ şiiri.. Hani hüzünlü bir isyanla, belki de o yasak aşkının çaresizliği ile çırpınırken haykırdığı ‘..değirmen misali döner başım.. sevda değil bu bir hışım, gel gör beni darmadağın….’ dediği şiir..

Zeytinyağı Mucizesi
Zeytinyağı Mucizesi

Bu şiiri ilk okuduğumda ne bir zeytin ağacı görmüşlüğüm vardı ne de bir değirmen taşını… tabii haliyle de bu dekoru tamamlayacak, bir sevdiğim de yoktu… yoktu ama hayat çizgisi sevdiğim kadını egenin zeytin bahçelerinde değil de Angara’nın bağlarında karşıma çıkardı ???…. sağolsun, sevgili eşim 20 küsür yıldır bana katlanabildiği o meşhur sitem şiirindeki gibi tel tel çözülüp kalmadım.

Gelgelelim zeytinle ve zeytinyağıyla ilişkim hep seviyeli bir birliktelikle devam etti. Misal, babamların sonradan yerleştiği Ayvalık’a geçen hafta, annemin ufak bir ameliyatı için gelmiştim. Çok şükür herşey yolunda gidince, Ayvalık’taki baba dostları biricik kızımla beni alıp “tanesinde lezzet, damlasında sağlık var” diyerek, Ayvalık Zeytin Hasat Günleri festivaline götürdüler. Çok ama çook güzeldi, İnşallah seneye hep beraber gideriz..

Ayvalık, Cunda Adası ve Küçükköy’de çeşitli etkinliklerle devam eden bu festival, bende şu akdeniz filmlerindeki sıcaklığın tadını bıraktı. En çok da, Küçükköy’deki etkinliklere bayıldım…bir de o kalabalıkta Ankara’dan lise arkadaşımı da görmez miyim OO zeytin sen ne mübarek bir meyvesin deyip, geleneksel öğle yemeği olan; Nohutlu Pilav ile Keşkek’e kaşık salladık, ama bir yandan da Küçükköylü küçüçük çocuklardan oluşan “Zeytinçekirdekleri” müzik grubunun konserini izledik. Kimileri cıvıldadılar, kimileri de enstrümanlar çaldılar..

Onları dinlerken düşündüm… Balıkesir’in Küçükköy ilçesinde keman çalan bu çocuklar acaba ellerindeki o kemanı, daha sonra da hayatlarının içerisinde yerleştirebilecekler miydi? Yoksa, her biri bu zeytin bahçelerinde mi kalacaktı ? Kimbilir belki de bir 30 sene sonra bu gençlerden birini New York Carnegie Hall’de de dinliyor olabilir miydim ? Umarım tüm gençlerimizin yarınlarında aydınlık günler ve başarılar olur, önlerinde akan hayatın değişimleri umarım onlara hep güzellikleri getirir.

Çünkü her değişim güzelliklerle dolu olmuyor, mesela, eskiden zeytincinin çilesi, zeytini yetiştirmekle başlar, dallardan toplamak için sırıkçı/tayfa bulmakla devam eder ve yağını alıncaya kadar da sürerdi. Bu serüven neredeyse hiçbir değişime uğramadan, 5000 sene önceki alışkanlıklarla aynen tekrarlanırdı: Kasım Aralık aylarında “Sırıkçı” denilen işçilerin zeytin dallarına vurarak silkelediği zeytinleri “Tayfa” denilen toplayıcılar sepetlere koyup, yağhanelere nakleder ve burada da, kıl çuvala koydukları zeytinleri, sıcak sular eşliğinde taş değirmenlerde ezerek zeytin yağına dönüşürdü. Fakat artık, “kontinü sistemler” smile ifade simgesi sayesinde o törensel rutin de tarih olmuş. Şimdi koca zeytin ağaçlarını, gövdesinden kavrayıp sarsarak zeytinlerini döken makinalı sistemler ya da her bir dalı silkeleyen motorlu çırpıcı sırıklar var.. Ve artık, taşbaskılı yağhaneler artık ekonomik olmadıkları için kullanılmıyorlar..

Etrafımızda değişmeyen ne kaldı ki… Teknoloji burada da pekçok alışkanlığı yerle bir etmiş. Ben de gittim, son derece robotik sistemlerin kullanıldığı bir fabrikayı ziyaret edip zeytin meyvesinin suyunun sıkılma serüveninin modern versiyonuna dahil oldum.

Meğer, yağ elde etmek ile ilgili ne çok ayrıntı varmış. Zeytin tanelerinin yıkanıp, çekirdekleriyle birlikte ezilerek yumuşacık hamur haline getirmek ve sonrada bu pürenin içinden zeytinin suyuna yani zeytinyağına ulaşmak çok disiplinli bir sürecinin takip edilmesi gerektiriyormuş. Hatta devamında da laboratuvardan rafinasyona kadar çeşit çeşit pek çok iş var. Ama ben size tüm bu karmaşık işlemleri kısaca özetleyeyim smile ifade simgesi TSE bu konuda harika bir standart geliştirmiş ve zeytinyağını elde ediliş şekillerine ve üretimde uygulanan yöntemlere göre 3 sınıfa ayırmış; Naturel, Rafine ve Riviera zeytinyağı.

Hangi Zeytinyağı Daha İyi? Nacizane tavsiyem, aldatıcı reklamlara ve süslü ifadelere kanmayın. Bence, Naturel sınıftaki zeytinyağ çeşitlerinden birini tercih edin. Çünkü, yeni üretim sisteminde yukarıdaki sınıflandırma dışında başka bir yağ üretilmiyor. Ama, imkanınız varsa, az sayıdaki tesiste geleneksel usullere göre üretilen ve epeyce de pahalı olan smile ifade simgesi Taş Baskı Sızma yağları ve erken hasat zeytinyağı nı hiç olmazsa bir kez olsun denemenizi öneririm. Soğuk sıkım sızma zeytinyağı lezzet ve vitamin bakımından oldukça zengin oluyor. Bu tanışıklık sizi ister istemez, zeytinin yöresi, cinsi, hasatın zamanı, dizemi, asit değeri gibi o şifalı lezzet dünyasının kendi bileşenlerine mutlaka cezbedecektir. Sonrasında da zaten kendi damak tadınız sizi en uygun yağınız ile eşleştirecektir.

Üretimle ilgili resimleri aşağıda sizlere aktarırken şu son bilgiyi vereyim. Maalesef, bu sene zeytin rekoltesi çok verimli değil ve galiba iyi zeytin yağının litresi için yüksek fiyat ödeyeceğiz… haa bir de bu sene, sadece kızartmalarda kullanılmak üzere üretilmiş yeni bir tür zeytinyağını da marketlerde göreceğiz; Rafine Prina Yağı.

Sağlığın, mutluluğun ve berraklığın hep üste kalacağı günlerin sizinle olmasını diliyorum.

Alıntıdır

Bir önceki yazımız olan Yarıyıl Kayak Tatili başlıklı makalemizde kartalkaya kayak merkezi, kartepe kayak merkezi ve palandöken kayak merkezi hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol Ediliyor

Ayasofya Hakkında Kısa Bilgi

Ayasofya MS 326’da imparator II. Kostantin tarafından ahşap olarak yaptırılmıştır. Daha sonra II. Tеodisos zamanında …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir